10/23/2014

belki de yine yazmaya başlamalıyım sana içinde kuşlar olan kelimelerle .. sokaklarında müziğin ve dansın olduğu şehirlerden.. gülüşlerle , ayaklarım ıslanırken sularında.. neden yazmıyorum ki sahi sana?..
seninle konuşmadığım, konuşamadığım her gün dışıma çıkmayan sözlerle biraz daha içime gitmekte ve içe doğru  genişlemekteyim. Bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi aslında çok da bilmiyorum. ses olmayan kelimeler eskiden içimde çok çabuk yankılanırdı. kendi kendime konuşmalarım kalabalık bir hal alır sanki yüzlerce insan başımda hep bir ağızdan konuşurlardı. şu oldu .. bu oldu.. acaba.. şimdi.. yokk yok.. ama..  özledin.. seviyorsun.. hayır ne münasebet canım.. hem o.. .. yapsan.. yok hayır yapmamalısın... o bunu demek istedi.. hayır tabi ki de... şeyy.. ne şeyiii.. düşünmüyor musun? anlamıyor musun? görmüyor musun? hissetmiyor musun? duymuyor musun?  ..caksınn.. ceksin.. cak .. cek.. vs... o kadar çoktu ki bu sesler hangisini seslendirsem bir diğerinin hatırı kalırdı. şimdi içime düşen kelimeler yankı yapmayı bırak düştüğü yerde ses bile çıkarmamakta.
yankılanan kelimeler olmayınca yalnızlığımı daha az hisseder oldum. yalnızlığımı diyorum hala sensizliği demeye cesaret edemediğimden olsa gerek.. ya da belki de hala sensiz olduğumu anlamadığımdan.ben görmeden de sevebiliyorum ne yapayım. ben olmayı bırakmak belki de asıl sorun; ne sensizlik, ne yalnızlık,sadece ben olmak sana gelmeden içime düşen bütün kelimelerle..

nazende sevgilim yadıma düştün diyor  figen genç arka fonda..çayım yine soğudu. fotoğrafına bakarken geçen zamanı  anlamak için dakikaları saatleri değil içmeden soğuyan çaylarımı sayıyorum .. komik değil mi?  yanındayken ayaklarım yere basmamış hiç. ne tuhaf sen yanımdayken olan  bütün fotoğraflarda uçar gibiyim . sessiz o yüzden mi kanadı kırık kuş misali  hissedişim kendimi?

ah  bu kelimeler. . konu sen olunca nasıl kanat çırpmaktalar . nasıl telaşlı ve heyecanlılar.. birbirine dolaşmakta ama ısrarla cümle olmaya çalışmaktalar.. sırf  sana yol alabilmek için nasıl da çırpınmaktalar ruhumun ıssız mecralarında ..

ah bu sensizlik..
ah bu ben..
ah bu sana yol almaya çalışan kelimeler..

damla damla yanağımdan düşerken  yine ellerine, kokuna, gülüşüne karıştı..

ne yapayım ben olmaktan kaçış yok işte..  görmeden de seviyorum.. 

yada içimin bütün kıyılarından seni görüyorum..






1/11/2014





burada buluşmalarımız.. kelimelerde..kelimelerle..
bak gördüğün gibi bütün kelimeleri geri çektim..
sözler yok
anlamlar yok
yokluğunda; hikayelere, masallara, şiirlere ve dualara sığındım
gökyüzü, yıldızlar ,deniz, rüzgar,yağmur, kar, gemiler ..
ve içinden martılar geçen şarkılara tutundum
gece oldum günü sardım
güneş oldum aya tutuldum
ama
geriye baktığımda  koca bir boşluk kaldı
gördüm ki seni beklerken

"HİÇ " OLDUM