10/19/2016

yazmak, yazmak, yazmak ... elimden gelen sadece bu.. sustuğum zaman bana nefes aldıran tek şey bu ; yazmak. kaç zaman oldu? sahi, neye kaç zaman oldu? bu soruyu sorarken aklımdan o kadar çok şey aynı anda geçti ki geride sadece tozlu bir boşluk kaldı ? içimin tozlu boşluğunda biriktirdiğim anılara bakıyorum.. unutmayayım diye biriktirilmiş otobüs, uçak, tiyatro, sinema, müze ve bilumum bir sürü bilet, kalemler, kokular, kartvizler, silgiler, taşlar, mendil üzerine yazılmış yazılar, minyatür oyuncaklar, kimlerle gidildiği not alınan kafe kartları.. bir kutu dolusu hayat..  bir kutu hayat.. kutu hayat!

5/06/2016

Bugün yeniden başladığımız zamanın üstünden bir sene geçti. Sen yine yoksun. Ben yine sensiz senin hayalinle..Zaman bize bir şey öğretememişe benziyor.. Sen ... dedim kaldım mesela ben.. sen de Ben dedin sustun..Yeni ay, hıdrellez, doğum günüm, yıl dönümümüz , yine senin sessizliğin, benim bekleyişimle geçti.. Artık eskisi kadar üzülmüyorum sadece.. yokluğun ve varlığın sanki bir şey değiştirmez olmuş.. yokken de varmış gibi sevip varken de gidecekmişsin gibi korkuyorum.. çok şey yazacaktım.. Ama bu defa da gözyaşlarına yer bırakmak zorunda kaldım.. iyi geceler.. belki bir gün ..zaman bazı şyleri değiştirmiyor dedim ya.. hala bir umut sana  tutunuyorum